Giriş
(5)

az parayla ne yapmalı

atesikus
elime bir yerden mayıs ayında ihtiyacım olacak 2500 lira para geçti. para o zamana kadar kenarda duracak. 50 lira bile getirisi olsa, 2550 2500'den iyidir gözüyle bakıyorum. faiz, repo, bilmem ne atayım oraya ama ihtiyacım olduğunda da zarar riski olmadan geri çekeyim diyorum. kenarda durmasa da ne
elime bir yerden mayıs ayında ihtiyacım olacak 2500 lira para geçti. para o zamana kadar kenarda duracak. 50 lira bile getirisi olsa, 2550 2500'den iyidir gözüyle bakıyorum. faiz, repo, bilmem ne atayım oraya ama ihtiyacım olduğunda da zarar riski olmadan geri çekeyim diyorum. kenarda durmasa da ne yapsam?
0
atesikus
(09.02.11)
doviz al.
0
fundamental
(09.02.11)
dovız risksiz değildir. düşme ihtimali var ve yakın zamandakı çıkış nedeniyle düşedebilir. Risksiz tek kazanç banka faizidir. ya da B tipi likit fonlar.
0
use at your own risk
(09.02.11)
altın. altın al. adana burması dediklerinden.
0
karamelsiz
(09.02.11)
dovizin haziran sonuna kadar dusmeyecegine bahse girerim.
0
fundamental
(09.02.11)
b tipi likit fon. veya turuncu hesap daha iyi. (yıllık toplamda %9,5 3 ayda getirisi en az %2 olur. bu da vergiler falan düşünce 40 tl falan kalır. b likit ise zahmetsiz. ama para kazandırmaz.

altın ve döviz düşebilir. düşmez de yatay seyir olursa bile zarar edersiniz alış satış arasındaki farktan. mesela $ bugün akbankta 1,58100 1,58900 yani bugünkü kadar alış satış farkı bile olsa yatay seyir ardından zararınız 12 tl olur. değmez. en güzeli turuncu.
0
ben smyrna
(09.02.11)
(5)

üç büyüklerin seyirci ve kombine sayıları

i was me but now he s gone
merhaba arkadaşlar. soru başlıkta aslında ama biraz daha detay vereyim. fenerbahçe, beşiktaş ve galatasarayın, mümkünse son 10 yıllık, olmadı daha yakın tarihli seyirci ve kombine kart satışı ortalamalarını öğrenebileceğim bir site var mıdır acaba? google'da ne yazarsam yazayım düzgün hiçbir şey çık
merhaba arkadaşlar. soru başlıkta aslında ama biraz daha detay vereyim. fenerbahçe, beşiktaş ve galatasarayın, mümkünse son 10 yıllık, olmadı daha yakın tarihli seyirci ve kombine kart satışı ortalamalarını öğrenebileceğim bir site var mıdır acaba? google'da ne yazarsam yazayım düzgün hiçbir şey çıkarmadı karşıma. çok acil gerçekten dersten geçip geçmememi bile etkileyebilir bu rakamlar. çok teşekkürler! =)
0
i was me but now he s gone
(13.05.10)
o zaman dersten kalman cok olasi. cunku vergi ve ceza dalaverileri yuzunden son yilin bile rakamini bulman cok guc. Bu konu icin en saglam kaynak imkb'ye acildiklari tarihten itibaren ki bilancolaridir. ancak onda bile bedava dagitilan kombine ve biletler bulunmaz zannediyorum..
0
use at your own risk
(13.05.10)
Eğer Premier Lig takımlarının istatistiklerini merak ediyor olsaydın işin kolaydı ama Türkiye'de "sağlıklı" bir veriye ulaşman çok zor.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(13.05.10)
Kulüplere mail atarsanız belki öğrenebilirsiniz.
0
thor odinsson
(13.05.10)
uydur kafandan rakamları yahu...
takım şampiyon olmuşsa, bir sonraki senenin kombineleri daha fazla olsun falan. ya da fazla transfer yapılmamışsa kombineler elde kalsın.
nereden bilecek hocan salladığını.
0
de jure
(13.05.10)
galatasaray için şu şekilde : Bugüne kadar en fazla 6-7 bin civarında kombine kart satışı yapabilen Sarı-Kırmızılı yönetim, kendi rekorunu kırarak 10 bin rakamına ulaştı.

fenerbahçe bu sene 25 bin , geçen sene 21 bin satmış.

beşiktaş ta 12 bin civarı satıyomuş.
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(13.05.10)
(10)

Su Sebili

cubuk kraker
Bu sebil aygıtıyla ilgili gereksiz bir takıntım var. O da nedir? Damacanaların saksağan gibi tepesinde dikilmeleri bana oldukça çirkin gözüküyor. Yau diyorum dolaplısını, buz haznelisini, bardak tutuculusunu yaptınız da şu damacanayı içeriye gizlemeyi akıl edemediniz! yok biliyorum ama duyuruya sorm
Bu sebil aygıtıyla ilgili gereksiz bir takıntım var. O da nedir? Damacanaların saksağan gibi tepesinde dikilmeleri bana oldukça çirkin gözüküyor. Yau diyorum dolaplısını, buz haznelisini, bardak tutuculusunu yaptınız da şu damacanayı içeriye gizlemeyi akıl edemediniz! yok biliyorum ama duyuruya sormak lazım dedim. Bu şekilde dışarıdan damacanayı göstermeyen model sebil var mıdır piyasada?
0
cubuk kraker
(07.05.10)
Ben hiç görmedim, ayrıca oldukça zor olur damacanayı saklamak, açıktaki yuvaya takmak bile mesele. bir de gizli kapaklı bölmesine yerleştirmek zorunda kalırsak yandık.

Saklasak da görüntü bozulacak, düşünsenize damacananın olduğu yer gene kocaman çıkıntı şeklinde olacak.
0
kimlanbu
(07.05.10)
Yok ya çıkıntı olmaz genişliğini ona göre yapacaklar. aynı kısım kapaklı olsun diyorum sadece. parası olan varsa piyasadaki bu boşluğu değerlendirmek adına bu işe atılabiliriz :)
0
🌸cubuk kraker
(07.05.10)
su an resmini bulamasamda var oyle bir urun. damacanayi alttan takiyorsun. o sekil bir dizayni var. dur bulucam:)
0
use at your own risk
(07.05.10)
şunu benzettim ama değil sanırım.

www.senocak-as.com.tr
0
🌸cubuk kraker
(07.05.10)
hakikaten hepsi burada:)

www.hepsiburada.com
0
use at your own risk
(07.05.10)
öyle bir model var mı bilmiyorum ama damacanayı gizlemek için kılıf da düşünülebilir..
bkz marifetli hanımlar ne yapmışlar: getir.net
0
zexustewas
(07.05.10)
@use at your own risk

senden allah razı olsun. milyon kere baktım ben hepsiburadaya halbuki. yeni mi geldi bu acaba. yalnız ağzıma ediyim. sabah konuşurken yau bulsam 500 lira olsa veririm demiştim. biraz az diyeymişim keşke. 2 sebil parası bu :(
0
🌸cubuk kraker
(07.05.10)
ticaretine girecek kadar var. ya da bu fiyattan kimse almayacagi icin hicbiryerde yok:)
0
use at your own risk
(07.05.10)
kale marka su sebillerinde bidon üstüne sebille aynı ebatta sanki uzun bir makinaymış gibi durmasını sağlayan kapak var.
0
icemanr
(07.05.10)
büyük anneler üstüne dantel örebilir.. hatta normalde eskiden sormana söylemene bile gerek kalmazdı ama o teknolojiden muaf kaldık sanırım artık..
0
p shadow
(17.09.10)
(3)

istinye'den bostancı'ya

Mercan
En hızlı nasıl gidilir?İş çıkışı 17:30 ama trafiğe çok takılmamak için biraz daha erken çıkabilirimRota ne olmalı?Teşekkürler şimdiden
En hızlı nasıl gidilir?
İş çıkışı 17:30 ama trafiğe çok takılmamak için biraz daha erken çıkabilirim
Rota ne olmalı?

Teşekkürler şimdiden
0
Mercan
(06.05.10)
olabildiğince ray üzerinde gitmek en hızlısı olur. istinye-itü'den metro-zincirlikuyu-metrobüs-metrobüsten inince trenle bostancı.
0
sourlemonade
(06.05.10)
istinye'den deniz otobusu ile kadikoy. Bu eskiden bostanciya'da gidiyordu ama artik gitmiyor sanirim. ray opsiyonundan daha hizli ama 40 dakika felan deniz otobusu bekliyorsun.

SARIYER-ISTINYE-BESIKTAS-KADIKOY 18:20
0
use at your own risk
(06.05.10)
18:30' a kadar kabataşta olabilirsen deniz otobüsüyle en geç 18:55'te bostancıda olabilirsin. 18:00'dan itibaren 10dk'da bir sefer var kabataştan bostancıya.
0
carliston
(06.05.10)
(7)

bu duyuruda ufak bir sorunu çözüyoruz [capsli]

stygian
gülşen abilere, güzin ablalara selam olsun,şimdi, ben askerden birkaç ay önce gelmiş, işinde gücünde, 28 yaşında bir er kişiyim. düzgün okullarda okudum, iyi sayılabilecek bir işte çalışıyorum. kazanç falan da fena değil. damat adayında aranan özelliklerin bu kısmı tamam yani.kimseye saygıda kusur e
gülşen abilere, güzin ablalara selam olsun,

şimdi, ben askerden birkaç ay önce gelmiş, işinde gücünde, 28 yaşında bir er kişiyim. düzgün okullarda okudum, iyi sayılabilecek bir işte çalışıyorum. kazanç falan da fena değil. damat adayında aranan özelliklerin bu kısmı tamam yani.

kimseye saygıda kusur etmem, sakin, kibar, mesafeli davranırım. haliyle, aile büyükleri beni görünce "şu çocuğun mürüvvetini bi görseydik" diye hezeyana kapılıyor. sürekli birilerine yakıştırıyorlar falan. hatta daha geçen haftasonu, babamın otuz yıllık bir arkadaşı, beni de doğduğumdan beri tanır, "şu kızla evlensene evladım, bak boyu boyuna uygun, meslekleriniz de aynı. ben çok yakıştırıyorum sizi" diye yarım saat bana birisini övdü. oyuncu kadromuz kısıtlı olduğu için, bahsettiği kız hikayenin ilerleyen bölümlerinde farklı bir rolde bir kez daha karşımıza çıkacak. adı "y" olsun.

annem emekli öğretmen, babam mühendis. okumuş insanlar yani. öyle koyu muhafazakar bir ortamımız yok. ilişkilerimizde de, normalde, arkadaş gibiyizdir.

neyse, konumuza yaklaşalım. ben, eli yüzü düzgün, insan ilişkilerinde genelde başarılı, kendince ilgi alanları ve geniş sayılabilecek bir çevresi olan dertli bir kardeşinizim. sıkıntı, artık "çıkmak" mı dersiniz, "ilişki" mi ya da "sevgili olmak" mı dersiniz, işte o konularda biraz pasif olmam. seçicilik maalesef en üst seviyede. "hatun kişiye yazma" denen şeyi saçma, komik hatta aşağılayıcı buluyorum. karşı taraftan bir "yazma" hamlesi gelince, topuklarım kıçıma vururcasına kaçma eğilimim var bir de. durum kötü yani. ama konumuz bu değil.

bir detay daha vereyim şu anki ruh halimle ilgili. bir - bir buçuk yıl kadar önce arkadaş ortamından bir hatunla hafif bir yakınlaşma yaşamıştık ("y" demiştim hani). neyse, bir kaç ay buluştuk falan, ben bu süreçte hislerimden pek emin olamadığımdan arkadaşlığımızda bir ilerleme kaydedemedik. zaman geçti; şu oldu, bu oldu derken, ben bir baktım bu kişi bugün bile hala kafamda fazlasıyla yer işgal ediyor ama artık her şey için artık bayağı geç. bu konuyu da böyle kapattık. ama bunu neden anlatma gereği duydum, bir insanı bir kez görüp "aa, ne kadar hoş kız, ne güzel giyinmiş" falan deyip, tanıştıktan iki gün sonra içinde "aşk, yandım, ölüyorum" kelimelerini barındıran cümleler kurabilenlerden değilim, telesekretere konuşamayanlardanım, bu kafadaki insanlara da hayret ediyorum aslında. bilmiyorum, belki bazı şeyleri kafamda fazla büyütüp ciddiye alıyorumdur.

eveet, geldik asıl sıkıntıya. anneler gününün yaklaştığı şu yazdan çalınmış bahar günlerinde, annem, (evet, genlerimin yarısını veren öz annem) sanki beni tanımıyormuş gibi, tutmuş bir tanıdığının kızıyla buluşma ayarlamış. neymiş efendim, gidip tanışsam ne kaybedermişim, kız görüşmeyi kabul etmiş ben nasıl kabul etmezmişim falan filan. dün kızın teyzesiyle görüşmüş, kız "tabi teyze, seni mi kıracağım" demiş. istanbul'a gidip tanışacakmışım. hey allahım. bu haftasonu gidelim diye ısrar etti biraz, işi bahane ettim. önümüzdeki haftasonu için bastırıyor şimdi de. en son annem "gideceksin!" diyordu, ben "gitmem!" diyordum. böyle beş yaşındaki çocuklar gibi.

bu olay ilk değil, okulu bitirmeme yakın yine benzer şeyler olmuştu. o zaman bu kadar ısrarcı değillerdi. çok fazla üstelemediler. bu sefer daha ciddiler. bunu atlatırsam, bir sonraki sefer çok daha ciddi olacaklar.

asker öncesi planım, askerden döner dönmez ayrı eve çıkmaktı. aslında bunu okul bitip "düzgün" işe girdiğimde yapmayı düşünmüştüm ama o zaman ev arkadaşı olmadan gerçekleştiremeyecektim ve ben özellikle tek başıma yaşamak istediğim için askerlik dönüşünü beklemiştim. dönünce, annemlerin şehir dışında müstakil evde yaşama hayallerini gerçekleştirebilmeleri için maddi desteğe ihtiyaçları olduğunu gördüm ve ayrı eve çıkıp her ay kira gibi ekstra giderlere para verme bencilliğini yapmayayım diye düşündüm. hatta şu şekilde anlaştık, ben üç yıl boyunca ödeyeceğim yüklüce bir kredi çekeceğim. bu parayla yazın inşaata başlanacak. (karşılığında araba benim oluyor). bu evlendirme meraklarını dizginlemek için ayrı eve çıkayım, araya biraz mesafe girsin dersem, aynı zamanda onların ev hayalini sabote etmiş oluyorum. bunu istemiyorum.

aklıma, bir süreliğine yurtdışında çalışmak geliyor. şimdiki şirketimden 5-6 aylığına yurtdışına göndermelerini isteyebilirim. olmazsa iş değiştirerek de buralardan uzaklaşabilirim ama çalıştığım şirketi bir süre daha değiştirmeme niyetindeyim.

evlilik denen şeye pek inanmıyorum. bunu da iyi kötü biliyorlar ama kabullenmiyorlar. ailemin beni evlendiresi var. nasıl uzun süreli bir çözüm bulacağım ben?

bu arada, etliye sütlüye karışmayan, kendi halinde duyuruda ve sözlükte takılan bir yazarım. çok matah bir şey olmasa da bu duyuru için nick'imi gizledim. cevap olarak "özet geç piç" ya da "montla sıç" yazanların entry'lerini kötülerim ona göre :)
0
stygian
(04.05.10)
Eheh eşekten düşmüş karpuza çevirecek birisiyle karşılaşmaman şans mı şanssızlık mı bilemedim şimdi.

Kızlarla tanış, bakarsın muhabbeti saracak birisi çıkar, denemeden ve girişimde bulunmadan nasıl anlayacaksın. sana git nikahına al hemen demiyorlar. Hem ailenin gönlü olur hem sen farklı bir gün geçirmiş olursun.

Hatun kişiye yazmak var yazmak var. Öküzce de yapılır, gururunu okşayarak edeplice de yapılır. Sana yazan birisi olduğunda kaçma sebebin ne ? Hatun beğeni limitlerin dahilinde değilse tamam eyvallah da eğer sebepsiz bir kaçma isteği duyuyorsan yardım al bence.

Bir kız arkadaş edin diyeceğim, bu sefer kız arkadaşını gelinleri belleyip kızı korkutur ailen, "ne zaman evleneceksiniz" diye baskı yaparlar bir süre sonra, geçici olarak kurtarır seni ama.

Bir insan evlenmeyi istemez çünkü alayına gider yapıyordur. Sen hem kadınlardan kaçıyorsun hem evlilikten kaçıyorsun. Bir terslik var bu işte.

adım samuel 25 yaşım diyorum sadece, bir izle...entrylerimi de kötüleme ahalkjasdf :))
0
kimlanbu
(04.05.10)
burada cok guzel anlatmissiniz belki ailenize de bu sekilde anlatsaniz ve birisiyle evlenme gibi bir fikrin size gore olmadigini en azinsa simdilik hayatinizi bu sekilde degistirmenin dogru olmadigini soyleseniz belki biraz daha az israrci davranirlar.
0
mulayim ters
(04.05.10)
1. yelloz bi arkadaşını "evlenmek istediğim kadın" diyerekten ananın babanın elini öptürtmeye getir. kızı da tembihle olabildiği kadar large olsun. (geri de tepebilir, sen bilmiyosun kız bulmayı biz bulalım da diyebilirler)

2. cinsel hayatının olması gerektiği düzende olduğunu babana anlat ki adam sende bir sorun olmadığını anlasın.
(her babanın korkusu ateist ya da eşcinsel evlattır, evlilik eşcinselliği engellemez bu da ayrı bi konu)

3. seni tanıştırmak istedikleri kıza öle bi davran ki bir daha hiç bir kızı karşına çıkaramasınlar.

4. son olarak, şu yazdıklarını ailenin anlayabileceği dilde anlat. eminim sana hak vereceklerdir.

5. 4. şık denersen ve sende çalışırsa, nasıl yaptığını bize de anlat biz de bu dertten kurtulalım.
0
titiz
(04.05.10)
Aynı dertten muzdarip olmuş bir kişi olarak en güzel seçenek bunu aileye anlatmak olmalı. benim gibi
"benim sikimin derdi sizi mi gerdi lan!" şeklinde hayvanca da yaklaşabilirsin kibarca da orası senin seçimin :/
0
lpgli tosbaga
(04.05.10)
Yazınızın tamamını okudum. Kendi görüşlerimi aktarayım...

Bazı tereddütleriniz olsa da sanırım siz evlenmeye sıcak bakıyorsunuz. Aileniz zaten istiyor.

Naçizane, kişisel tavsiyem: Y sana uygun, eskiden beri tanıdığın biri. Y ile bir bahaneyle tekrar görüşmeye çalış. Bu bahane bir eğlenceye davetiye olabilir mesela. Görüşün, konuşun... Hala ilk aklına gelen aday o olduğu için diyorum. Sonra, eğer olacağı varsa olur. Olmazsa da tereddütünü gidermiş olursun.

Y olmazsa "ailene destek" bahanesiyle yurt dışına kaç. Kafanı topla, gez, dolaş. Bir süre ortalıkta olmayacağın için ailenin gündeminden düşersin. Onlar seni ayrı bir birey olarak görmeye başlar ve evlilik ısrarları ciddi derecede azalır. Ailenin gösterdiği adaylara da şans ver. En doğru kişiyle nasıl tanışacağını bilemezsin.
0
samterk
(04.05.10)
'y' ile sakin bulusma. ailene karsi yapacagin ilk geri adim uzerine daha fazla gelmelerine neden olacak. sonunda 'y' ile evlenecegine emin olabilirsin. tehdit felan edilmiyorsa hicbir kiz istemedigi biri ile gorusmeye gitmez.
bence en iyi cozum annenin istemeyecegine emin oldugun bir kiz bulup ailenle tanistir. uzun bir sure evlilik bahsinin acilmayacagina emin olabilirsin. illa sevgilin olmasi gerekmiyor. bir arkadasin rol'de kesebilir. hatta bu 'uygunsuz' kizla evlenebilecegini de ima edebilrsin. bu sefer annenin seni evlenmekten vazgecirecegine emin olabilirisin..
0
use at your own risk
(04.05.10)
bende de vardı bu sorun. bir yandan annem, öte yandan babam, beri taraftan ablam birileriyle evlendirmeye çalışıyorlardı beni.

ama ben kurtuldum. şöyle ki,

babam birini buluyor, fotoğrafı varsa fotoğrafına bakıyorum, yoksa uzaktan görüyorum veya gidip görüyorum "çirkin bu" diyorum. sonra aile meclisinde "baba sen bu işi beceremiyon, annem birilerini ayarlasın bana" diyorum, aynı işlemi annemle de tekrarlıyorum, sonra ablama devrediyorum, aynısını ona da yapıyorum. birkaç "çirkin ki bu?" sekansından sonra onlar da "eeh siktirgit madem" diyebiliyorlar evet. bana dediler :)
0
gonion
(04.05.10)
(4)

Resim Editoru

use at your own risk
Merhaba,Bazi resimler uzerinde ufak duzenlemeler yapip iki resmi birlestirmek gibi ufak tefek islemler yapacagim. download.com'un Image Editing Software kisminda kaybolmus durumdayim. Ufak tefek islemleri yapacak kullanimi kolay ve freeware bir resim editoru tavsiyeniz var mi?Tesekkurler
Merhaba,
Bazi resimler uzerinde ufak duzenlemeler yapip iki resmi birlestirmek gibi ufak tefek islemler yapacagim. download.com'un Image Editing Software kisminda kaybolmus durumdayim. Ufak tefek islemleri yapacak kullanimi kolay ve freeware bir resim editoru tavsiyeniz var mi?
Tesekkurler
0
use at your own risk
(12.02.10)
irfanview
picasa
xnview
0
bryan fury
(12.02.10)
ACDSee
0
orion takim yildizi
(12.02.10)
paint.net diye'de bir editor buldum. simdilik isimi gordu. Cevaplayanlara tesekkurler..
0
🌸use at your own risk
(12.02.10)
kesinlikle (bkz: photoscape) kullan, kullandır.
0
ekinoksah
(13.02.10)
(7)

kadıköydeki bir balık lokantasının adı?

locutus
Kadıköy'ün içerlerinde bir ara sokakta, iki katlı bir binada sevimli bir balık lokantası vardı. İkinci katında minik bir balkonu olan, dekorasyonu deniz teması ile yapılmış ve TSM çalan bir yerdi. Buranın adını ve tam yerini bilen var mıdır?
Kadıköy'ün içerlerinde bir ara sokakta, iki katlı bir binada sevimli bir balık lokantası vardı. İkinci katında minik bir balkonu olan, dekorasyonu deniz teması ile yapılmış ve TSM çalan bir yerdi. Buranın adını ve tam yerini bilen var mıdır?
0
locutus
(09.02.10)
LLEEE... LLÜÜÜAAAAA....

çıldırcam.. dilimin ucunda
0
jadle
(09.02.10)
use at your own risk
(09.02.10)
dicle mi acaba?
0
misspoirot
(09.02.10)
balık restoranlarının olduğu sokakta değil miydi?
0
yinyang
(09.02.10)
mercan?
0
dehri
(09.02.10)
maalesef hiçbiri değil :(
0
🌸locutus
(10.02.10)
Son vapur?

Livane?
0
jadle
(21.02.10)
(7)

istifa ve 4 haftalık çalışma süresi

nen var kuzum
selamlar ve günaydın öncelikle,16.06.2009 tarihinde başladığım işimden 06.02.2010 tarihi itibari ile istifa dilekçemi vererek işten ayrılmak istediğimi belirttim.iş kanununda yazana göre ya da benim oradan anladığıma göre ; çalışma süresi 6ay - 1yıl olanlar istifalarının ardından 4hafta çalışmak zor
selamlar ve günaydın öncelikle,

16.06.2009 tarihinde başladığım işimden 06.02.2010 tarihi itibari ile istifa dilekçemi vererek işten ayrılmak istediğimi belirttim.

iş kanununda yazana göre ya da benim oradan anladığıma göre ; çalışma süresi 6ay - 1yıl olanlar istifalarının ardından 4hafta çalışmak zorundadır falan diyor (ihbar süresi)

sorum şu ki ; ben eğer o 4haftalık süreç dolmadan işe gitmemezlik yaparsam ne olur?
şirket bana bir yaptırımda bulunabilir mi ? ya da bunu gibi şeyler işte.

teşekkürler
saygılar
0
nen var kuzum
(08.02.10)
ihbar suresini konusup ucretinden kestirebilirsin ya da daha cok konusup doldurmadan karsılıklı anlaasark doldurmana gerek olmadan ayrılabilirsin.

kıllık yapacakları tutarsa mahkeme vs olabilir, fekat genel uygulama ucretten kesilmesidir.
0
bryan fury
(08.02.10)
benim bildigim ucretten kesilmesi yetmiyor. o tarihlerde ise gitmemek icin senin maasin kadar tazminat odeyip gitmeme imkanin mevcut. yani 4 hafta gitmek istemiyorsan 4 haftalik maasini sirkete tazminat olarak odemen gerekiyor. Yeni basladigin yer illa hemen basla diyorsa bu parayi onlar odeyebilir.
Tabii avukatlar daha iyi bilecektir.
0
use at your own risk
(08.02.10)
iatifa sebebine göre değişir sorunun cevabı. ha tabi sen hiçbir olumsuzlukla karşılaşmadan keyfen istifa ediyorsan o ihbar süresi önemlidir. ya karşı tarafla anlaşacaksın, a ödeyeceksin ya da o kadar süre daha ücretli olarak çalışacaksın.
tabi bir de sektör önemli, iş kanunu bazı iş yerleri ve sektörlerde ayrıksı durumlar düzenlemiş.

yalnız sakın şirketten bir ibraname almayı unutma bu işin sonunda.
0
evrendeki en mutevazi insanim
(08.02.10)
sanırım tam doğrusu buymuş işin, eksiksiz aktarıyorum :

''4857 sayılı iş kanunu 17.maddeye göre ihbar sürelerine ilişkin bildirimde bulunmaz ve bu sürede çalışmazsanız işvereninize bu sürenin ücreti karşılığı olan ihbar tazminatını ödemek zorundasınız. bununla birlikte o sürede çalışmadığınız için sigortanız da işlemeyecektir. iş sözleşmesini fesheden siz olduğunuz için o sürede çalışsanız da çalışmasanız da kıdem tazminatı alamazsınız ki zaten kıdeminiz bir yılı doldurmamış. sonuç olarak işverene 4 haftalık ücretiniz tutarında bir tazminat ödemek durumundasınız.''
0
🌸nen var kuzum
(08.02.10)
eğer "haklı sebeple istifa" ediyorsanız gerekmez hatta üstüne tazminatınızı da almanız gerekir kanuni olarak. (kötü muamele, maaşların aksaması, sigorta yapılmaması ya da düşük ücret üzerinden yapılması vs.)
0
dharmabum
(08.02.10)
Herhangi bir haklı gerekçe göstermeden ayrıldıysanız, dört hafta olan ihbar sürenizde çalışmanız gerekir. Çalışmazsanız da çalışmadığınız sürenin ücretini ödersiniz, bu da ihbar tazminatıdır. Ama geçerli bir sağlık raporu ile veya yasada sayılan mazeret izni konularından birini öne sürerek (mazeret izni bir haftadan az gerçi) gitmemeniz mümkün. İşveren ille de gelmenizi istediyse, dava açıp bu tutarı faizi, mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti ile birlikte sizden tahsil etmeyi deneyebilir ve bunda da başarılı olur.
0
uyuklayankedi
(08.02.10)
Arkadaşlar işin hukuki kısmını yeterince anlatmışlar. O kısma eklenecek bir şey yok. Ancak 30 yıla yakın ücretli veya işveren olarak çalıştım. İşverenin ayrılan işçiye dava açtığını görmedim, duymadım. Adetten değildir. Eğer işten ihbarsız ayrılarak işverene çok büyük zararlar vermiyorsanız veya işverenin size özel bir nefreti yoksa neden davayla falan uğraşsın ki? Konuşun işvereninizle, durumunuzu anlatın. Biraz surat assalar da anlayışla karşılarlar, fazla üstünüze gitmezler.
Edit: Eğer alacağınız filan varsa onu ödemezler genelde.
0
o midas
(08.02.10)
(5)

PS2

use at your own risk
Merhaba,Oyunlarla cok alakasi olmayan biri olarak gaza gelip ps2 almaya karar verdim. Ancak bir acemi olarak bazi sorularim olacak.1) Oncelikle bu aletin ciplisi makbul saniyorum. cipli oluncada haliyle garantiside olmuyor. Garantisi olmadigi icinde biraz guvenilir bir yerden almak lazim. Var mi bu
Merhaba,
Oyunlarla cok alakasi olmayan biri olarak gaza gelip ps2 almaya karar verdim. Ancak bir acemi olarak bazi sorularim olacak.
1) Oncelikle bu aletin ciplisi makbul saniyorum. cipli oluncada haliyle garantiside olmuyor. Garantisi olmadigi icinde biraz guvenilir bir yerden almak lazim. Var mi bu sekilde bildiginiz bir yer? Gittigidiyor, yazicioglu ve tahtakale alternatifleri var cipli ps2 icin benim buldugum.
2) Cipsiz garantili magaza urunu aldigimi varsayarsak ikinci el oyun piyasasi nasildir? ucuza orjinal oyun bulmak mumkun mu?
3) Cipsizle cipli arasinda kalite farki var mi? cip bu aleti bozuyor mu?
4) Ikinci el piyasasi nasil? ikinci el urunden basim cipliye gore daha mi cok agrir? sonucta ikiside garantisiz.
0
use at your own risk
(06.08.09)
1-Ben araştırırken doğubank, yazıcıoğlu gibi yerleri önermişlerdi, sonra ben forumdonanım'daki bi elemandan aldım, tamamen piyangoydu yani, ama bi sorun çıkmadı.
2-Aslında bir iki orijinal oyun alıp sürekli takas yaparsan çok masrafın olmaz, ps2'ler de baya ucuzladı zaten.
3-Çipin modelini öğrenmen lazım, benim şimdi aklımda değil ama burada cevap veren arkadaşlar olur, birkaç iyi model var, onlarda sorun çıkmaz kolay kolay.
4-Ben 150 liraya almıştım ikinci el, dediğim gibi risk tabii, sözlükten de arada sırada ilan verenler oluyo, burayı da takip et derim.
0
dali dili havali korna
(06.08.09)
çipsiz ps2 alınmaz. çok manasızç çip kalite farkı vs. yaratmıyor. o sektör gayet oturdu, alın çipli bir ps2 temizinden, miss gibi kullanırsınız. çipsiz ps2 yi satarken de pek almak isteyenin çıkacağını sanmıyorum.
0
sijwocaq
(06.08.09)
1- uygar elektronikten kesinlikle şaşma. 2 kez ps2 sahibi olmustum ps3 oncesi, ikisinde de onlara yaptirdim. sorunsuz.

2- orjinal toplu oyun satanlar cok var internette. sahibinden, gittigidiyor, donanimhaber forumlar..

3- chipi takanlar 1 yil garanti veriyor (uygar), ama aleti yordugunu daha cabuk bozdugunu soyluyolar.
0
la traviata
(06.08.09)
ya bence alabiliosan ps3 al ya da pc n varsa ona biraz yüklen ps2den pek bişi bekleme oyunları artık çıkmamaya başlıyo pc de oyun oynayan birisiysen eğer atari oyunu gibi gelio bazı oyunlar(bkz: pes 2009) bu kadar:)
0
thenis
(07.08.09)
Uygar elektronik artik satmiyormus. Yine yazicioglundan vizyon elektronikten aldim.. Ilk gun sorun cikti, goturunce degistirdiler. Su anda sorunsuz oynuyorum. Butun cevaplayanlara tesekkurler
0
🌸use at your own risk
(13.08.09)
(6)

Oyun neydi yahu...

ugur dundara yakalanmis firinci
Hani atari salonlarında olurdu, böle aşağıdan yukarıya ok atar kar toplarını balonları patlatırdı küçük bir eleman. Bu oyunun ismi yada veya flash oyun versiyornu bilen varmı...
Hani atari salonlarında olurdu, böle aşağıdan yukarıya ok atar kar toplarını balonları patlatırdı küçük bir eleman. Bu oyunun ismi yada veya flash oyun versiyornu bilen varmı...
0
ugur dundara yakalanmis firinci
(27.01.09)
pang
0
use at your own risk
(27.01.09)
kar topu deyince snow bros geliyor aklıma ama. yukarıdan aşşağıya demişsin. belki snow bros bir çağrışım yapar sana.
0
soul cancer
(27.01.09)
ermanen
(27.01.09)
bubble trouble
www.miniclip.com
0
dreamkeeper
(27.01.09)
(bkz: super pang)
bu oyunu memlekette benden iyi oynayan yoktu. tek jetonla sıfırlamışlığım vardır onlarca kez..
0
etna
(27.01.09)
Snow Bros'muş oyun. Fakat diğeride süperdi...
0
🌸ugur dundara yakalanmis firinci
(27.01.09)
(3)

battlestar galactica-altyazı

clones
battlestar.galactica.s04e12.hdtv.xvid-fqm ingilizce altyazısını arıyorum. var mıdır bilen?
battlestar.galactica.s04e12.hdtv.xvid-fqm ingilizce altyazısını arıyorum. var mıdır bilen?
0
clones
(24.01.09)
italyanca, cekce, romence, ispanyolca altyazilari cikmis... ne isime yarayacaksa toobe toobe. yok mu anladigimiz lisanda bi tane?

edit: aha yunanca da var...
0
no avalon
(25.01.09)
divxplanet'a düşmüş türkçesi. ingilizcesi halen yok.
divxplanet.com
0
use at your own risk
(25.01.09)
"dinleyerek cevrilmistir" :)

hayir, cok takdir ettim simdi ama, nerde bu lords of kobol? hani bildigim bir dilde yayinlansa, cevirecektim sevabina :)
0
no avalon
(25.01.09)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.